Ana içeriğe atla

Nitelikli

17

Seni içten çağlayan bir sızıntıyla bugün  Bir halkanın ruhunda karşıladım Hiç beklemediğim bir hayretten doğan Uzun bir vuslattan ancak eren,  Örtülmüş kanımı inişinle dirilten Ucundan dahil olup görünmeyen  Bedenin O mütevazi, o sıcak, o gülümseyen  Heybetin Gönlüme konuşunu anladığım  Tuz damlaları Dolmuş avuç ayalarım  Narin ellerine yâr Değil iki kaçsa da hayat Ruhum malikine hem Hem emanet kıldığına Topraklığımı Tozum duman olana değin Hemhal olsun

belkİlİler

Yâr,
Yarattın
Kocattın
Koydun bir diyara.

Diyar yârdan dedim sustum. Metanet diledim yâr.

Ben bir gece yarısı nehir kenarı banklarla ahbaplık kuran. Beni bilirsin, zaten senden gayrısı bilmez. Bildiğim ne varsa senden bilirim. Bilirsin acizim. Bilirim. Ben oturduğum her yerde seni dilerim. Dilim diler her daim. Lâkin mutmainlik diler kalbim. Bilirsin. Bana da bilmek nasip edesin.

Koca gövdelerde yeşil kokulu yapraklar bilirim. Mevsimsel vedalaşmalar. Bir ahenkle düşer toprağa. Saatsiz akreplerin kovalamacalarını bilirim. Nur doğuran gök fenerleri ve zahmetsiz akan derelerin raksına şahit gözlerim. Bilirim. Gözlerim. Otururum ayakta kaldığım her yere her gece. Ben uzaklara dalar giderim. Her saat başı yüzerim toprak kokusuyla. Elimde geçmişim, zift dolu ceplerim. Umut koklayan gözlerimle zifiri gecelerden geçerim. Ben efendim,

Geçer, giderim!

Tak eder yüreğime. İçime saklarım, yine vermem yellere.

Belkililer. Biz belkililer mangası. Hiçbir şeyin aidi. Yol sefilleri. Güneş görmez, tersine yatar, uyur kalkarız. Yarasa mağaralarında sabahlamamız. Akşamları ağaç dallarında sallanır kanatlarımız. 

Yol kenarları.
Yontma taş çağları.
Bir beton yalanı.

İzler durur, tökezler düşeriz. Kimsenin görmediği kent meydanlarında ağıt yakarız. Ateşe nâzır, suya hasret bulutlarla dansımız.

Belkililer.
Ellerinde kalemler.
Karalar durur klorofil kağıtları.
Bizler böyle şiir yazarız.
Çizgileri görünmez.
Okunmaz besteler sunarız.
Kerpiç evler.
Çamura aşk katar ömrümüze çalarız.
Dağdan kiremitler.
Yığar durur bir gönül kurarız.
Camsız evler.
Küçük delikler yontar, bir ışık sunarız.
Taze güller.
Kopunca da kokarız.
Ekmek yiyerek zayıflarız.
Etsiz diri kemikler.
Bizler,
Belkililer.

Duman kokulu isli mürekkep denizleri kurutmaya çalışan zayıf beyinliler, kör talihliler. Gündüz ayazında çıplak zihinlerle sevişenler. Oysa her daim güneş beklemez ki günler. Ve kış gecelerini koklayan menekşeler. Gaflete gafil düşen acizler. Fakat sebepler, ah kaderler, bir sis dağılsa Kamer süslü geceler ...

Belkililer,
Yirmiden yetmeler.
Bir buz dağını çay bardağında eritir.
Kaf dağını ayak dibine serdirir.
Başuçlarını yerin dibine indirir.
Ney üfler, göğe dinletir.
Bir secdede evren titretir.

Belkililer,
Köşelerde beklenenler.
Bekleneni bekleyenler.
Zahir renkleri birbirine sevdiren.
Her çiçekten bal petekleyen.
Etsiz kemik kemiren.

Ve lâldır Yol Yürüyen!

Belkililer,
Sırat bekleyen.
Belkililer,
Deli gömleği giyenler.

Belkililer,
İlineklerdir.

Yorumlar

Popüler Yayınlar