Ana içeriğe atla

Nitelikli

17

Seni içten çağlayan bir sızıntıyla bugün  Bir halkanın ruhunda karşıladım Hiç beklemediğim bir hayretten doğan Uzun bir vuslattan ancak eren,  Örtülmüş kanımı inişinle dirilten Ucundan dahil olup görünmeyen  Bedenin O mütevazi, o sıcak, o gülümseyen  Heybetin Gönlüme konuşunu anladığım  Tuz damlaları Dolmuş avuç ayalarım  Narin ellerine yâr Değil iki kaçsa da hayat Ruhum malikine hem Hem emanet kıldığına Topraklığımı Tozum duman olana değin Hemhal olsun

Spectra

Yürü  o savaştan kaçmışlığınla. Buz kesilmiş bir tekirle kolunda, sırtında senden büyük yün hırkan. Darma duman her taraf, her yanın darma duman. Kuru ağaçlar, yanık otlar ve çamur patikalar arasından salınarak yalın ayak. Küresel ısınmayı donduran bakışların ufukta, bir noktada. Aruoba bu tarafında pencerenin, Arianna Savall senin yanında. Adoucit La Melodie mırıldanıyor.

Saçların  kepçe kulaklarından sarkarak ıslak. Bu ritmin senin, beni dudaklarına kilitliyor. Soyutum şimdi işte, soyulmuş dünyadan bir köşede kendi kabuğumda. Benim adımlarımı senin küçük ayakların üstleniyor, rengimi her yanın. Gölgelerin kollarından benim için açıldın demin yine. O sonsuza işte, yıllardır yol almışlığımın müsebbibi üzerinden devamlı. Ekspertizinin herkese farklı göz kırptığı o tek gerçek olan üzerinden hiç duramadan zaruri bir ilerleme olacak. Çene kemiğine konmuş olan göz terin ha düştü ha düşecek boşluğa. Ben yine çiçeklerine ve düğmelerine bakacağım. Kolalılarına derinden değmeli, hissetmeli. Baştan aşağı kontes eteğin efil efil bırakıyor tozları ardına. Neresinden tutsam şu an, elimle kirletirim siyahı. Beyazından utanan gözüme panjuru sığınak ancak.

Can suyunu  daha demin bulandırdıkları yerden, dönüp bakamadan bile ardına, neler nelerle yanında topuklarınla dikenlerden sekerek. Bundandır kuyularının durgun suları, içinde kamerler yaran. Arkanda bıraktığın neler neler, dönüp bir kez bakamadığın. Senin o çukurlarının ta derinlerinde şimdi ne şimşekler çakıyor ya ani. Donup kalaraktan donuk donuk. Durgun suları kamer kuyuların.

Bir daha baştan. Aleme diklenen heybetli bir duruş başka nasıl sergilenirdi. O minik bedenine sığdırdığın koca yüreğinle bana tir tir titreterek öğretiyorsun. Bu bir titreme ki, gözlerinden öpemem, gözlerimden öp beni. Yüzüm avuçlarında, başım ayalarında karıştırılmayı hak etmek diler ancak. İlerleye ilerleye avut, elinden tutayım beni içinde büyüt. Demine katık yap beni. 

Tülbentinden alacak  kadar bile yeşeremedi begonya. Her boşluğuna ben bir yaşımı adayarak. Sen omuzlarının üstüne benim ömrümü ayrı ayrı örtmüş. Yaşam, yüklemsiz bir piyar meğer. Kuyularında kızçe, her yaşımı ayrı boğmaya değer. Ki sen, yürü o savaştan kaçmışlığınla.

Yürü
Saçların 
Can suyunu, 
Bir daha baştan, 
Tülbentinden alacak


Yorumlar

Popüler Yayınlar