Ana içeriğe atla

Nitelikli

17

Seni içten çağlayan bir sızıntıyla bugün  Bir halkanın ruhunda karşıladım Hiç beklemediğim bir hayretten doğan Uzun bir vuslattan ancak eren,  Örtülmüş kanımı inişinle dirilten Ucundan dahil olup görünmeyen  Bedenin O mütevazi, o sıcak, o gülümseyen  Heybetin Gönlüme konuşunu anladığım  Tuz damlaları Dolmuş avuç ayalarım  Narin ellerine yâr Değil iki kaçsa da hayat Ruhum malikine hem Hem emanet kıldığına Topraklığımı Tozum duman olana değin Hemhal olsun

İhanet Reçetesİ

Ey benim poyraz gülüm. Gülüşüm. Ömrüm.

Kuru otların sevda türküsüsün sen. 

Bahara addedilen.

Diyarın birinde bir genç vardı sekseninde. Diriydi, karaydı saçı sakalı. Önce kızılların beyazlamasına daha vardı. Yamaç eteklerinde dolanırdı. Doruklarındaydı ömrünün anason esintisinde. Gözleri gülerdi yaşardıkça. Yaşadıkça, hülya ormanlarında dolaşırdı. Toydu. Eskiydi.

Güleç bir kızçe bakıyor gözlerime içinde bir dünya yeşeren. İpeklerden örülmüş saçlarını savurdukça ben dalgalarında kırık kürekler çekiyorum. Çünkü sen, henüz gidilmemiş bir Venüs; ben, bir gök mavisi gri bulutlar berisinde.

Bir yiğit salınıyor civan, arşınlıyor avuç içlerimi. Sıvazlıyorum kömür saçlarını. Sen diyorum, bu civanlığı büyüyünce anda bırakıp kaybedeceksin. Gülüyor öyle. İçimde ateş böcekleri raks ediyor, kaçıyor bakışlarım, kayıyor, dikenli teller üstünde.

Gönlüm bağdaşa durunca, yamaç kıyısında, yalayınca saçlarımı ekinoks rüzgarları, gözlerim uzak doğunun gizli mabetlerinde bir turuncuya dönüyor. Duruyor soğuk kışların deminde, sesleri omuzlarımda donuyor kırlangıçların.

Bir adım daha.. ve bir adım daha.. Nisan yağmurlarında yüzme hevesiyle

ve bir adım daha..

Kız kulesinden çığıran martı sesiyle

Diyarın bir diğerinde bir yaşlı var yirmisinde. Çökmüş, ak düşmüş yüzüne. Kızılları beyazlamış seksen sene önce. Eteğinde duruyor yamaçlar. Son deminde anason tohumları. Ağladıkça gülüyor gözleri. Ölüm hülyasında köklü ormanlar dolaşıyor. Yeni yetme bir bebek artık. Eskimiş yeni.

Güleç çocuklar bakıyor hevesle.
Ve dans ediyor ateş böcekleri
Üzerimde ipekten bir entari 
Neptün bir akşama açık bir gökyüzü arz ediyor şimdi
Omuzlarımda eriyor bahar kelebekleri ...

Benim ey, poyraz gülüm. Gülmüşlüğüm.

Ecnebi ninnilerine meze ömrüm. 

Taze çimde peydahlanmış bir ceninsin sen. 

Yaza addedilen.

Yorumlar

Popüler Yayınlar