Nitelikli
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
GUBÂRÎ
Levlâk. Her yeltenişimde kendini koklatıyorsan vardır elbet bir dökülesin. Hikmetini bilemeden seni başucuna koyup devam ediyorum. Yakışık gelirse gelir koyarım önüne bir biçime bürünesin diye.
Ben kötü anılınca ve esince damlara yırtıcı bir soğuk. Dağın başından kırık kütleler yüzüme üflüyor. Haznesinde rahmet bekleyenlerin içinden başka bir hikmetle alınıyor rahmet. Külfeti zahmete galebe eden, zehirleyen, demek ki berraklık dahi bir toksin yayabiliyor. Alıyorlar seni öyle üzülüyorum, küpürtüyle pay edilen pamuksular dikenli tellere dolanıyor. Dillendirmek başıma inen bir çekiç, yarık açılan bende, içine iltihaplar katıştıran. Böylece korkuyorum ve dikiyorum mağaramı taze derilerimle.
Temiz suların bulanık yeşillerinden müsaade ile zoraki selam etmek bizim tablamıza çiviyle kazınmışsa, ve girmemiz ayak direterek, polenlerin döllenmesine neden görmelerimi ırak kılamamak, yemişlerin çürümüşlüğünü duymam niye. Demek bu uzun, bu kanın gereğini yerine getirmekten çok öte, ya da bir akışkan ki bakmıyorsun kelimelerime, sen damarlarımı attırıp yüreğimi durak eyliyorsun. Tersineysem, evrakları mürekkeplere yazmalı, kendimi etmeli dua çöküp, önce yatıp dikelmeli sonra, dalmalı bir yangının ortasına, bir savaştan selamete sıcak yaralarımla ermeli. Sıcak, irin, taze kokulu, damla damla, mayışırken gözlerim, beynim semahlarken, birini diğerine denge kılmak, kıyamda anılmak beklemeli. Sıhhatime ölüm döşeğinde kavuşmalıyım.
İstemsiz eksiltiyoruz. Bu bir cazibe bende, demek ki imameye de gelecek bu serüvenin senin. Nâgah bu patikan, emekleyerek uçulduğunu pençe divan dururken idrak edeceğiz. Ayrık sözcüklerin öbeklenmesi benim tellerimi titretiyor, hissiyatın kokusuna divane, sahne arkasına emsalsiz vermeliyim selam, eğmeli ve dikişimle durmalıyım. Gördüğüm iplerimin gözümden silinmesi benim gözümün azizliği, görünmez iplerin uzuvlarımdan çekiştirmesine sırt dönüşüm uyuşukluğumdan benim.
İçinin pası silinsin, başka bir şey demek harcımı aşıyor. Susarak demeliyim ki havzalardan gökleri seller basmasın, buz tutmasın bulutlar, batıya bir dönüş olmasın. Böyle de yaşatacaksa insan, ruhum zihnimi yolcu etmeli. Fuji'ye pembeler doldurup içmeli çekirdek, beyaz ısıtmalı, sarı üşütmeli, iskeletim cildini sarmalamalı. Ölmeli silahlar yoksa ben bu dünyayla geçişirken çarpışacak omuzlarımız. Sönmeli yoksa bilet kuyruğunda amansız kapışacağız.
Nesr olsun dalların yuva kurduğu. İçin.. Benlik değil senlik artık.
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yorumlar