Ana içeriğe atla

Nitelikli

17

Seni içten çağlayan bir sızıntıyla bugün  Bir halkanın ruhunda karşıladım Hiç beklemediğim bir hayretten doğan Uzun bir vuslattan ancak eren,  Örtülmüş kanımı inişinle dirilten Ucundan dahil olup görünmeyen  Bedenin O mütevazi, o sıcak, o gülümseyen  Heybetin Gönlüme konuşunu anladığım  Tuz damlaları Dolmuş avuç ayalarım  Narin ellerine yâr Değil iki kaçsa da hayat Ruhum malikine hem Hem emanet kıldığına Topraklığımı Tozum duman olana değin Hemhal olsun

adım

Kucağına koydum başımı, hadi öp okşa saçlarımı. Erguvan ağaçları. Sebepsiz dallarından sarkıyor yüreğim. Hadi es biraz. Gözlerim kamaşırken kokunla mest olsun harap hücrelerim. Bak geldin yine bir kuş zarifliğiyle tünedin gönlümün en titrek yanına. Siz öyle zarafet barındıran. Beyaz soluk kalıyor utancından.

Takvim yapraklarının hazan mevsimine direnemeyip döküldüğü hızlıca ... Uzak mesafelerden geldim takvim tutmayan. Sen şimdi nasıl güzel okşuyorsundur ağaç dallarını. Yoksul bir çocuğun saçlarını yalayarak geçiyorsun tarih satırlarını.

Güneşin tatlı ışıkları ve martıların sevinç çığlıklarını montumun cebinde ellerimle izliyorum hasretle. Bir adım. Bir adım daha ve bir adım daha. Yapraklar hiç düşmüyor burada. Üşüyor bir gününde ömür geçiren kırık kanatlar. Ve bir adım daha ...

İplerim senindir, saldım ve yalpaladım, sessiz sedasız bir kadere aktım. Küçük bir dalış ve gözlerim mazide takılıdır yine. Zaman yavaş yavaş yapraklardan damladı. Dirayetten bihaber ayak uçlarım. Ve bir adım daha ...

Somun kokusu mutluluğu. Bir çiçeğin ilk solunuşu. Bir göze ilk dokunuş. Suya ilk kavuşma. İlk yağmur kokusu ve ilk kollarını açmak gök mavisine. Yüzündeki yay gerilimi ve ilk tebessümün yeryüzüne.

Geçmişe dair bütün güzellikler bir sol anahtarının kuyruğunda asılı. Her bir nota ayrı bir cennet tasviri yaşanmışlığımın. Bir senfoni, bir harmonide anımsamak masum gülüşlerimi, sevinç gözyaşlarımı.

Bir başıma bir vahada yüzükoyun, kalkmadım yatakaldım. Sayısız ömürlerimi geçiriyorum geçen her bir gün için. Hissiyatlarımı mazimin gündeliklerinde unuttum. Sıfatlar birer ilinektir artık.

Renksiz bak buralar, güzelsiz ve çirkinsiz. Mutlusuz ve mutsuzsuz. Acısız ve tatlısız.

Hadi,

Kucağına koydum başımı
Öp beni okşa saçlarımı.

Yorumlar

Popüler Yayınlar