Galat-ı meşhur, bir ömür kaydırmasıdır. Hûlyam kim bilir misan-ı hacet bir adem-i kanaattır. Bedr vaktine var gibi daha. Müsademe dediğin kalbimin tam ortasıdır. Bilmem ki sevk-i ilahî midir? Sefinem doludur da gafletim şekvamdadır. Bir Hû yetmeli değil miydi oysa. Bir nefesliktir de binbir dile tercümandır. Artık yeni biliyorum. Biliyor ve boynumu aczimle huzuruna yatırıyorum.
Anlat dedin. Beni de dök karanlık deryana. Kanadı kırık kuşlarız, merhamet dileyen. Bir gece yarısından şemse gitmen bilinir elbet. Hayrı sonradan yahut burnun dibinde. Ki dendi, zambaklar açar en ıssız yerlerde.
Biz birer velet, beraber evladız. Rahmet ümidi ve telkihi ilik ve irinlerimize. Secdeden mütebaki bir et yığınıyız. İhlastan mütebaki irade çıkmazım. Kudüs yüreği kalbine. Duyuyorum. Duyuyor ve başım senin huzurundadır.
Kalem tuttur elime ki görmesin nefsim yüzünü. Kalem-i kudret damlat elime, bir yazdır ki sonu gelmeden muhal olsun mümkünât. Ehad'sın. Mütebeddil olmak dilerken zihnim, hücumât-ı sitte sahillerinde yürümekteyim. Dilime bedahet, haymenişin bir yol martaval postnişinlerden ırâk. Hâdi'sin, kâmil eyle, tecezzi dileğim hodfuruş yerlerime. Diliyorum, diliyor ve bileklerimi önüne seriyorum.
Bir hâl var. Taze kanı yatırdılar bir çukura. Komşu ölülerin makamı. Tahavvülat-ı zerrat kokuşmuş sinir uçlarıma. Varsın biliyorum. İtminan makamından tutundum yalıyar başında. Piştarın yolundan ayırma ayak ucumu. Bekliyorum, bekliyor ve sessiz bir cenin büzülüşüm yine.
Garka bir gavz gelir elbet. Her tahakküm rüçhan bahşetmez. Âtâ ihrakı Kabe duvarlarıma. Yalvaç makamından yayılır misk kokuları. Ateş çamurları ve ebabil kuşları.
Eğiyorum. Eğiliyor ve bir ben yerlerde artık.
Yorumlar