Nitelikli
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Çömlek
Neden akrepler kuyruklarını ellerine alır duvarlara bir şeyler karalar? Boyalara bürünmüş gayslar kadın göbeklerinden büyük antlar içiyor. Bakire mevsimler ardınsıra kaçışırken döllerini kaktüslere bırakıyor. Saçlarını yana yatırmış keskin buğday sapları mısır tarlalarında benliklerine bir rol biçiyor. Kulaklarıma hep aynı fısıltılar akıyor. Geçmiş bir çağdan ruhumu kamış boşluklarından vuruyor yerliler. Eldeler, tuz ruhuna bürünmüş bağrı kurak beldeler. Bir esince haşin yeller, darmaduman yemişler, yerdeler.
Sofistike bir yamaçtan dört nala inerken Godiva, gözlerine kepenk indirenler çırılçıplak. Berisinde bir gaddar tırnaklarıyla haşır neşir, alemi pirüpak yolcu eden sade bir teneşir. Saltanatını omuz hizasından aşağı sürdürenler anakondaları boyunlarından öptürüyor. Bir sakallı yanıma yanaşıyor evlat diye, hiç doğmamış çocuğum oysa. Ellerime cebime katık etmiş bir şeyler mırıldanıyorum.
Bana karalanmış paçavralardan kesitler sunuluyor. Yazıların yazgım olduğunu senetlerle ispatlama heveslerini kursaklarında sallandırırken uzaklardan bir toz fırtınası başlıyor. Arasından bir ağır sakallı sopasıyla çölleri delerek geliyor. Christy yerinden toparlanıyor topallamadan. Bazen ilerlemek için ayaklara gerek duyulmuyor.
Kokumun tütsülendiği kanyon diyarlarından misketlerimi fırlatıyorum. Alabora bir yelkeni tepelerden kızaklanacak gemi dümenlerine yontuyorum. Tahtalar odun analarını parçalayarak ayrılırken şaşkın bakan hecaceyi üstünde sokuyor akrep. Suyun dibinden bir selâ okunuyor, yosun çiçekleri secdeye varıyor. Elinde tapusuyla geliyor bana, oturtup ruhuna bir sufle veriyorum, eli boş dönüyor mabadıyla. Radyasyonlardan mustarip kulakları gevşemeleri için iki ömür yüzeye bırakıyorum. Kıvrımlarıma bir sinyal iletiliyor of çekiyorum buğulu camlardan.
Dejavulaşmış ritüellerin eteklerini çekiştiriyorum, yırtılınca ahbap köşe banka istifasını arz ediyor. Gök gölgesine sığınınca benim gözlerimi terra rosalar kaplıyor. Çamurluğundan taze azadını almış bir çömleği sakınırken yaklaştırmadım kimseleri, kurcalanınca bozulduğu sanılacağına ihtimal biçmişliğim yanıltmıyor beni. Dokunanların farklı tatlar tattığı yalan aromalar benim dudaklarımdan duman olarak salınıyor. Somutlaştıramadıkça çıldırıyor keşişler, seraplarını bildikleri sanıyor. Hayal kurmanın ekşiyen tadını şerbet olarak dikenler mayhoş, mavimtırak alemde farklı her güneş bir başka batıyor.
Neden karalar akrepleri kuyruklarından duvarlara asar? Kocakarılar kocamış körlerin kucağında sırtına hatlar karalar. Dört bacaksız bilgiçlerin sesinden konuşurken, koca yemişler gaytanlarını gresle yağlıyor. Yatınca dirilip uyanınca ölmüşlerin dualarını döşek köşelerinde sıkıştırarak yastık altlarında biriktiriyorum. Başucumda bir iksir duruyor sürünce bir ıslatıyorum anadan doğmamı, sonra yerimle sevişip kutsiyet geveliyorum.
Bugün pişmemiş ekmeklerin yüzü suyu hürmetine kırık kiremitlerden damlıyorum.
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yorumlar