Nitelikli
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
eğmeç
Uyuduydum, uyandırıldım ani ve beklenmedik. Bu arafta kalmış şaşkın tarafım, nasıl olur da yere kapanıp başını bir diksindi. Oysa zaten bir derin uykuda bekliyoruz uyanıp ayılmayı. Değişen sade şımarık bir takılma hâliyle zamansızlığa değin zamanlıyoruz. Öldüm ve bir daha yaşatmadı, akışına kepenk vurulamayanın sularına gömdüler beni. İşte şimdi her şey olması gerektiği gibi.
Say ki öldüm ama bir gün daha yaşayamadım. Akıp giderken durmaksızın akan, bazı çukur bazı tümsek ve paytak paytak, her gününe yeniden doğarak göz açan, bütün günlerine ilk süt kokusunu pay etmiş bir ömür yuvası, kozasından vızır vızır taze bir ben çıkaran, takıp kanatlarını, estirip uçuran, salan doğaya.
Ben bu denli geçmiştenken nasıl olacak bir geleceğim. Burnum sızıları ve tutuşmuş paçalarım, dilim yana yana unuttuğum dumanı üstünde rengarenk vukuatlar. Haznesinde kağıt tükenince alnına kazıyarak yazanların önünde elbet ki bir medet yalnız yazdırtandan beklenirdi. Hem kokmayacaksan neden varsın, temiz ve berraklığı ötelere bırakılmış bir yapay zeminde.
Kesip şu sılaların ucunu bir düğüm atmalı. Solunacaklara yol biçilmeyecek ötede beyaza bürünmek, ne de pahalı bir kumaşsın ey, buranın bütün karalarını çitiletmek bekleyen. Eller oysa sadece semaya avuç tutunca anlamına ererken, tutarken bir yetimin elini, silerken alın terini, kapanırken yerde bitişik, açarken bir ışığın ilk perdesini, ucu asırlar ötesinde bir mağaranın içinde asılı kalmış olan. Sonra siyah bir nur düşüyor aklıma arada öyle, gözlerimi dolduran, asırlar öncesinden bir kerpiç mescidin tepesinden yansıyan, yeni yaşamışların avlularda betimlediği çocuk cıvıltılarının arasında semaya doğru bir ses uçuran, süslenmiş taze mısraların arasından kokusuna erdiğim.
Bazı yazılar icralarından sonra mana kazanırken, tut ki hiç bitmedi mürekkebim. Bazı sesler işte böyle, hiç susmayacak ve duymadığım ve hasret kaldığı kulaklarımın. Bazı yüzlerin hasreti hiç görmediğim. Bazı saçlar kokusuna öleceğim, uzun, narin. Bazı yaban topraklar, vahşi, mağrur, sevinçli, içime doyasıya çekmek istediğim, çoktan asırlara ve rüzgarlara yenik düşmüş, veda etmiş. Bu sılanın ucuna düğümünü atma hiç.
Bir yalan serüvenin haznelerini doldurmaya soyunuyorum. Katığıma çer çöp koyup vira demeye. Geçmişin köşelerinden çalıp yeni bir yol düzmeye. Aksimi izleyip her gece, değersizliğin kıymete ereceği ana değin soluksuz tökezlemeye.
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yorumlar