Ana içeriğe atla

Nitelikli

17

Seni içten çağlayan bir sızıntıyla bugün  Bir halkanın ruhunda karşıladım Hiç beklemediğim bir hayretten doğan Uzun bir vuslattan ancak eren,  Örtülmüş kanımı inişinle dirilten Ucundan dahil olup görünmeyen  Bedenin O mütevazi, o sıcak, o gülümseyen  Heybetin Gönlüme konuşunu anladığım  Tuz damlaları Dolmuş avuç ayalarım  Narin ellerine yâr Değil iki kaçsa da hayat Ruhum malikine hem Hem emanet kıldığına Topraklığımı Tozum duman olana değin Hemhal olsun

termİnal

Yüklenip oraya buraya gidip gelip dönerekten kaybolana dek bu sığmaz sevinci nasıl dökmeli bilmeden buğulanmış anonsların arasında serseri ilerlemek ve eklenmesi üzerine uzun zaman döküntülerinden sıyrılmışlığımla artık nice kollara mayhoş serilerek. İnince bana dair bir tahayyül böyle yer ediyor zihnimde, küçük bir mahşeri yararak ve savrularak saçlarım ıslanarak ağzım yüzüm ama bir heyecanla gönlüm öyle atarken patır kütür mayın gibi bir kucağa patlayıp yığılarak ve bırakarak döküntüleri, silerek birikmiş terlerimi ve hey be diyerek ey gidi, ahlayarak üfleyip salarak yaşlanmaları içimde tutup belki kendi nefsime ve zihnime hapsederek.

Dönerek paslanan değirmen kanatlarının şifası olur muyum diye bir ümit ve özlemle, eritmek için miladi buz dağlarının gönlünde uyumuş kardelenlerin, işte onlar da şimdi çığlıkla ve dökerek yel sularını kurumuş civar otlarına bir nefes verme arzusuyla kim bilir, bana yarım yamalak koşmaktalar. Kavuşunca sularımızla kurak toprakları çöle hasret bırakarak alamet oluşturacakmışçasına. İşte o bakışlar ve deryalar oluk oluk, beyaz ülkesinde belki bir tutam direk sızlatarak huşuya kanat açtıran, çözdürüp bilek bağlarını hadi dedirten, hadi siz de, evet siz de.

Kokusuna kıymet biçilemeyen sesini duyamayan bir daha bu denli bu yerde. Kenetlenince zincirleri emekliye ayırtan bu eller sımsıkı bir ömür omuz üstünden havaya salınmamıza değin. Meraklı kulakların arasında sorulunca sade susarak muhabbetin bu boyutta bir düzlem istediğini kavratarak ve kavrayana dilini yuvasına yolcu edip boşboğazlığımıza bilet kestirerek.

Sonra benim misafirimsiniz ebedi, döşeklerimizi soframa kurup kendimizi pay edeceğiz. 


Yorumlar

Popüler Yayınlar