Ana içeriğe atla

Nitelikli

17

Seni içten çağlayan bir sızıntıyla bugün  Bir halkanın ruhunda karşıladım Hiç beklemediğim bir hayretten doğan Uzun bir vuslattan ancak eren,  Örtülmüş kanımı inişinle dirilten Ucundan dahil olup görünmeyen  Bedenin O mütevazi, o sıcak, o gülümseyen  Heybetin Gönlüme konuşunu anladığım  Tuz damlaları Dolmuş avuç ayalarım  Narin ellerine yâr Değil iki kaçsa da hayat Ruhum malikine hem Hem emanet kıldığına Topraklığımı Tozum duman olana değin Hemhal olsun

İştİyak

İçim... İçim uzaklar çekiyor. Adım karışlamamın zincirlendiği şu dilimde görmediklerime içimde bir alev yanıyor. Güneyde bir dağın yamacında belki, küçük bir manastırda sisli, kıvrılmak istiyorum. Her gün yolum yollanıyor, yeni tozlar esiyor patikama. Çıkan her bir kayaya dirsek verip soluklanıyorum dayanıp, siliyorum terimi yazım kalıyor, vira düşüyorum taş ocaklarına yeniden.

Gök kızıla boyanıyor uzaklarda. Bugün boyandı yine; bu en şık vuruluştur asılı bıraktığım gözlerime. Nefes çekiyorum, canlılara avret kalıyor, hava tükeniyor gökyüzünde. Verdiğimde toz fırtınaları her bir köşeyi haleldâr ediyor. Gözlerim eski lügatleri özlüyor. Küçük dokunuşların büyük değişimlerine pürsevdayım. Bu hasreti vuslata erdirmek diri kanlar istiyor. Heybeleniyorum taşları, kayaları, tir tir yürüyorum yolları. Bir beyaz abab vuruyor mehtaptan. Gözlerim kısık yokluyor hiravem.

Her yerimi beyazlar bürüsün istiyorum. Misk koksun sakallarım. Ayak tabanlarım lime lime olsun, gözlerime kuraklık gelsin sulanmaktan, eskisin her yerim. Bayatlamak istiyorum. Ter kokmak istiyorum sırılsıklam. Ahgere âb ile adevân olayım damla damla. Bastığın her bir tozun zerresi olmak dilendim yıllarca. Sen yaralanma diye sağa sola naralar salmak cılız bedenimle, bu cennetim benim, başımı okşayıp buselenmek senden. Kehf kuytusunda seninle gizlenmek, ahenkli ağların müsebbibi olmak, yumurtalarını bırakan bir vakir veya. Ceninken dolanmak boynuna, seninle dikelmek, ânâ-ül leyl de ases ben, babayiğit bir yürekle uzanmak döşeğine. Bir hurmayı bölüşmek, adımı duymak dudaklarından. Kuşum can verince kapımda belirmen. İnince bir dağ patikasından, şaşkın ve korkulu, karşına ilk ben çıkayım, bana dökül hüzünlü hüzünlü. Dişlerin avuçlarımda yumru, bulanmasın bir ömür toza çamura, benimle toprağa değin. Kısık bir kandilin dibinde sözlerin dolsun kulaklarıma. Fısıldamalarının şahidi kimi, kimi kenetlenmiş kol kola en ön safta. Çağrınla mest olurken içim, pata küte koşayım avlunda.


Agiyyeyim ben
Ve bu ab-ı çeşm 
Medami-i hicrandır.
Uzaklar bende içli içli
İçim
Bâtınen tahammülfersâdır.

Yorumlar

Popüler Yayınlar